Tecrübeleri, bilgelikleri ve varlıklarıyla toplumumuza değer katan yaşlılarımızın yanındayız.

18-24 Mart Yaşlılar Haftası Kutlu Olsun.

     “Evde Bakım Hizmetleri Ülkemizi 2023’e Hazırlayacak”

Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Emine Özmete’nin Yaşlılar Haftası nedeniyle Anadolu Ajansı’na yapmış olduğu açıklama;

ANKARA (AA) – MERVE YILDIZALP – Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (YAŞAM) Müdürü Prof. Dr. Emine Özmete, evde bakım hizmetlerinin merkezi olarak planlanması ve yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Evde bakım hizmetleri organizasyonu ülkemizi 2023’e hazırlayacak en önemli adım olacak.” dedi.

Özmete, toplumların önemli bir demografik dönüşüm geçirdiğini, bu dönüşümün yapısal olarak yaşlı nüfusun artmasıyla gerçekleştiğini ifade etti.

2050 yılında yaklaşık 10 milyarı bulması beklenen dünya nüfusunun 2 milyarının 65 yaş üzerindekilerden oluşacağının tahmin edildiğini dile getiren Özmete, Türkiye’nin hızla yaşlanan ülkeler arasında yer aldığını belirtti.

Türkiye’de nüfusun yarısının 32 ve daha büyük yaşta olduğunu, bu ortanca yaşın 2023 yılında 34’e 2050 yılında ise 43’e yükseleceğini aktaran Özmete, 65 yaşın üzerinde 7 milyon 163 bin kişinin yaşadığı Türkiye’de, yaşlı nüfusun hızlı artması sonucu bilim ve icraat alanında önemli bir farkındalık oluştuğuna dikkati çekti.

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından düzenlenen Yaşlılık Şurası kararlarının yaşlılara yönelik politikalara yön vermesi açısından önemli bir adım olduğunun altını çizen Özmete, yaşlı nüfusun artmasının sosyal bilimlerden sağlığa, fen bilimlerinden teknoloji ve ekonomiye kadar farklı alanları ilgilendirdiğini söyledi.

Yaşlıların yaşam kalitesinin iyileştirilmesi için çok yönlü çalışmalara ve hizmetlerin planlanmasına ihtiyaç duyulduğuna işaret eden Özmete, yaşamın uzadığını, uzun ömrün aktif yaşlanma kavramını da beraberinde getirdiğini vurguladı.

Özmete, “Aktif yaşlanmanın en önemli belirleyicileri sağlıklı olmak ve topluma katılmaktır. Eğer erken yaşlardan itibaren aktif ve sağlıklı yaşama yatırım yapılmazsa sağlıklı geçirilen yılların sayısı azalacak ve bakım ihtiyacı daha da artacak. Bu nedenle yaşlanmadan önce yaşlılığa hazır olunmalı. Yaşlılık toplumlar için yeni bir kavram olmamakla beraber günümüzde sosyal, ekonomik, kültürel yönleri ve etkileriyle yenilikçi yaklaşımlarla değerlendirilmesi gereken bir konu.” diye konuştu.

– “Yerel yönetimler desteklenmeli” Yaşlıların aileleriyle olmak istediğini, bunun köklü kültürün en önemli değerlerden biri olduğuna değinen Özmete, evde bakım hizmetlerinin maliyetinin kurum bakımına göre daha düşük olduğunu, bu durumda evde bakım hizmetlerinin merkezi olarak planlanması ve yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Özmete, “Evde bakım hizmetlerinin merkezi olarak planlanması ve yürütülmesi gerekiyor. Evde bakım hizmetleri organizasyonu ülkemizi 2023’e hazırlayacak en önemli adım olacak.” dedi.

Yerel yönetimlerce yürütülen hizmetlerin, illerin potansiyeline göre farklılaştığını aktaran Özmete, yerel yönetimlerin bakım standartlarına göre sürdürülebilir hizmetler yürütmesi için desteklenmesi gerektiğini anlattı.

Avrupa’nın yaşlı bakımında sürdürülebilir çözüm olarak evde bakımı desteklediğine dikkati çeken Özmete, Avrupa’da gelecek 50 yılda 80 yaşın üzerindekiler için bakım ihtiyacının üç kat artacağını, bu sürede bakım harcamalarının ise yüzde 80 yükseleceğinin altını çizdi.

Özmete, sözlerini şöyle sürdürdü: “Evde bakım veren aile üyelerinin de planlanacak olan bu kurumsal hizmetlerle güçlendirilmesi tükenmişliği, yaşlı ihmal ve istismarını azaltacak. Böylece bakım ekosisteminin merkezinde yaşlı ve ailesi yer almış olacak. Ömrün uzaması ve yaşlı nüfusun artmasıyla ailede yaşlı çocuklar yaşlı ebeveynlerine, yaşlı eşler yine yaşlı olan eşlerine bakacaklardır. Bu yaşam modellerini daha yaygın olarak görmeye başlayacağız. Bu nedenle hem ailede bakım verenlerin hem de yaşlıların birlikte düşünülmesi gerekir.”

– “Aile dostu politikalar gündeme getirilmeli” Her yaşlının bakıma ihtiyacı olabileceğini hatırlatan Özmete, bakımda güven ilişkisinin çok önemli olduğunu bildirdi.

Güven ilişkisini kolay tesis edebilecek nitelikli bakım elemanlarının, hem evde hem de kurumda istihdamlarının sağlanmasının yabancı bakıcıların sayısını da azaltacağını anlatan Özmete, yaşlı bakımının hem evde hem de kurumda çoğunlukla kadınlar tarafından gerçekleştirilen zor ve düşük ücretli işler arasında olduğuna işaret etti.

Yaşlı nüfusun artmasıyla yaşlılara ilişkin toplumsal tanımlamaların ve algıların da gözden geçirilmesinin önemine vurgu yapan Özmete, sözlerini şöyle tamamladı: “Yaşlı bakımı hizmetleri aktif yaşlanmayı destekleyecek şekilde çeşitlendirilmeli, demans gibi aileler tarafından bilinmeyen ve sağlık bakımı ihtiyacı fazla olan hastalıklar için kurumda ve evde aileye daha çok destek sağlanmalı. Bunlar için ihtisaslaşmış kuruluşlar oluşturulması, göçle gelen yaşlıların toplumsal uyumuna destek olunması ve sunulan hizmetler hakkında farkındalık oluşturulması önem teşkil ediyor. Hem ekonomik hem de sosyal olarak kuşaklar arası dayanışma ilişkilerini destekleyen aile dostu politikalar gündeme getirilmeli. Bakımın artan maliyetini karşılamak için uzun süreli bakım güvence sistemi çalışmalarının yapılması öncelikli çalışmalar arasında yer almalı.”

AA

Haberler ↓ 

Mynet , Pusula , Memleket