21 Eylül 2017 Ümitköy  Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Kuşaklararası Dayanışma Ziyareti ve Alzheimer Farkındalık Konferansı

Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (YAŞAM) düzenli olarak yürüttüğü sosyal sorumluluk projesi olan Kuşaklararası Dayanışma Ziyareti ve üniversitemiz öğrencileri ile birlikte Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Ankara İl Müdürlüğü Ümitköy  Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde kalan sakinler ziyaret edilerek gerçekleştirilmiştir. 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü nedeniyle bu ziyarette düzenlenen Alzheimer Farkındalık Konferansı kapsamında Doç. Dr. Sevgi ARAS (Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Geriatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, YAŞAM Yönetim Kurulu Üyesi) ‘’Alzheimer ile Kaliteli Yaşam Mümkün mü?’’ konulu konuşma yapmıştır.

Kuşaklararası Dayanışma Ziyareti ve Dünya Alzheimer Farkındalık Konferansı, Rektör Prof. Dr.Erkan İBİŞ, ASPB Ankara İl Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Hacı Bayram BİNGÖL, farklı kurum ve kuruluşların temsilcileri ve Basın mensuplarının katılımı ile gerçekleşmiştir.

Kuşaklararası Dayanışma Ziyareti ve Dünya Alzheimer Farkındalık Konferansı Rektör Prof. Dr. Erkan İBİŞ,  YAŞAM Müdürü Prof. Dr. Emine ÖZMETE, Huzurevi Müdürü Kadir GÜNAYDIN’ın açılış konuşmaları başlamıştır. Daha sonra gençler huzurevi sakinlerine karanfil ve hediyelerini sunmuştur.

 

Prof.Dr. Emine Özmete, Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama Ve Araştırma Merkezi (Yaşam) Müdürü’nün Ümitköy  Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Kuşaklararası Dayanışma Ziyareti ve Alzheimer Farkındalık Konferansındaki Açılış Konuşması:

21 Eylül Dünya Alzheimer günü olarak kutlanmaktadır. Dünya Alzheimer Günü nedeniyle Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi  (YAŞAM) Ankara Ümitköy Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezine gençlerle birlikte kuşaklararası dayanışma ziyareti gerçekleştirecek ve Alzheimer farkındalık konferansı yapılacaktır. “Alzheimer hastalığı ile kaliteli yaşam mümkün mü?” başlıklı konferansta huzurevi sakini büyüklerimiz Alzheimer hastalığının tanısı, tedavisi, hastalıkla yaşam ve olması gereken yaşam biçimi konusunda bilgilendirilecektir.

Yaşlı nüfun artmasının en önemli iki nedeni doğurganlık hızının azalması ve doğumda beklenen yaşam süresinin artmasıdır. Uzun yaşam ile birlikte yaşlı nüfus içinde 80 ve daha büyük yaşta olan ileri yaştaki nüfus da artmaktadır. Böylece artan yaşla birlikte sık görülmeye başlayan hastalıklardan biri olan Alzheimer hastalığı yaygınlaşmaya başlamıştır. Ülkemizde Alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların oranı 2014 yılında %4 olmuştur. Ölüm nedeni istatistiklerine göre 2010 yılında Alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların oranı %2.7 iken bu oran 2014 yılında %4’e yükselmiştir.

Alzheimer hastalığının görülme sıklığının artması birçok konuyu beraberinde düşünmeyi gerektirir. Öncelikle hastalıktan korunulabilir mi?, hareketli yaşam, sağlıklı beslenme alışkanlıkları gibi sağlıklı yaşam biçimi, psikolojik refahın yüksek olması Alzheimer hastalığını geciktirebilmektedir. Ayrıca diyabet, yüksek tansiyon gibi hastalıkların tedavi edilmemesi Alzheimer hastalığının daha erken yaşlarda başlaması için risk faktörleridir. Haftada üç gün en az 30 dakika yapılan yürüyüş yaşlılarda hareketli  ve sağlıklı yaşam için gereklidir.

Alzheimer hastalığında bakım en önemli konulardan biridir. Alzheimer hastaları, genellikle evde aile üyeleri tarafından bakılmaktadır. Ancak yalnız yaşayan yaşlılar, yaşlı eşleri tarafından bakılan yaşlıların bakım süreci daha güç olmaktadır. Alzheimer uzun süreli bakıma ihtiyaç duyulan bir hastalıktır. Bu nedenle hem yaşlılar hem de bakım veren yaşlıların aileleri için kurumsal bakım hizmetlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kapsamda, uzun süreli bakım alan kişilere olduğu kadar bu kişilere evde bakım verenlere de destek sağlamaktadır. Örneğin alzheimer hastaları için verilecek olan gündüzlü bakım hizmeti hastanın topluma katılımını ve sosyal ihtiyaçlarını desteklerken diğer yandan onlara bakım veren aile üyeleri için de bir “ara verme” ve “dinlenme” anlamına gelmektedir.

Toplumda Alzheimer hastalığını tanıtmak, hastalığın etkileri konusunda farkındalığı artırmak çok önemlidir. Psikolojik yaşlanmanın esasını oluşturan bellek ve öğrenme yeteneğinin kaybı ve zihinsel gerileme bireyin yaşama bağlılığı, yaşamlarının canlı ve işlevsel olması ile ertelenebilmektedir. Bu durumda bireylerin öğrenme isteklerini, sorun çözme yeteneği gibi unsurları geç yaşlara kadar koruyabildikleri görülmektedir. Psikolojik yaşlanmanın geciktirilmesi özellikle uzun süreli bakım ihtiyacını artıran Alzheimer gibi hastalıkların ortaya çıkmasını geciktirmek açısından da önemlidir.

Alzheimer hastalığı olan yaşlıların yaşam ortamlarını iyileştirmek, boş zamanlarını değerlendirmek, sosyal, psikolojik ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanmasında yardımcı olmak, rehberlik ve mesleki danışmanlık yapmak, kendi imkanlarıyla karşılamakta güçlük çektikleri konular ile günlük yaşam faaliyetlerinde destek hizmetleri vermek, ilgilerine göre faaliyet grupları kurarak sosyal faaliyetler düzenlemek önemlidir. Bu nedenle, Alzheimer ile ilgili ihtisaslaşmış kuruluşlara ihtiyaç bulunmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Medyadaki Haberler ↓

Anadolu Ajansı , Wurgu , Memleket , HaberTam