“YAŞLI BAKIMININ GELECEĞİ: GÖÇ, SOSYAL İÇERME VE DAYANIŞMA” KONFERANSI

3 EKİM 2017 LATANYA OTEL

Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (YAŞAM) tarafından düzenlenen“Yaşlı Bakımının Geleceği: Göç, Sosyal İçerme ve Dayanışma” konulu konferans Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin teşrifleri ile 3 Ekim 2017 tarihinde gerçekleşmiştir. Açılış konuşmaları YAŞAM Müdürü Prof.Dr. Emine Özmete, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Erkan İbiş, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi tarafından gerçekleştirilen konferans davetli konuşmacıların bildirilerini sunması ile devam etmiştir.

Programda Ülkemize zorunlu göç nedeniyle gelen yaşlı misafirleri ve ailelerini görüntüleyen fotoğraflardan oluşan “Umuda yolculuk” konulu sergi katılımcılar tarafından ilgi ile gezilmiştir.

“Yaşlı Bakımının Geleceği: Göç, Sosyal İçerme ve Dayanışma” konulu konferansta Avrupa Birliği Bakanlığı Müsteşarı, Büyükelçi Selim Yenel, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ayşe Kardaş, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Türkiye Dış İlişkiler ve Enformasyon Müdürü Selin Ünal ve Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (YAŞAM) Müdürü Emine Özmete konuşma yapmışlardır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

     Prof.Dr. Emine Özmete, Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama Ve Araştırma Merkezi (Yaşam) Müdürü’nün Yaşlı Bakımının Geleceği: Göç, Sosyal İçerme Ve Dayanışma Konulu Konferansındaki Açılış Konuşması:

Saygıdeğer Hanımefendi, Sayın Bakanım, Sayın Rektörüm, Sayın Milletvekilleri, kamu kurum ve kuruluşlarının değerli temsilcileri, sayın basın mensupları, huzurevi sakini değerli büyüklerimiz ve çok değerli konuklar, Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Dünya Yaşlılar Günü nedeniyle düzenlenen “Yaşlı bakımının geleceği göç sosyal içerme ve dayanışma konulu konferansa hoşgeldiniz diyor, sizleri saygıyla ve içtenlikle selamlıyorum.

Hepimizin bildiği gibi ülke olarak genç nüfusumuzun oranı yüksek olmakla birlikte, nüfusumuz gün geçtikçe yaşlanmaktadır. Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de demografik bir dönüşüm geçirmektedir. Bunun iki önemli nedeni vardır. Biri doğum artış hızımızın düşmesidir. Ülkemizde yıllık nüfus artış hızı 2016 yılında binde 13.5 olmuştur. Kadınların doğurgan yaşta doğurabileceği ortalama çocuk sayısı ise 2.10’dur. Bu sayı halihazırda nüfusun yenilenme seviyesini korumakla birlikte yeterli değildir. Toplam nüfus içinde yaşlı nüfusun artmasının önüne geçememektedir. Çünkü ülkemizde sağlık ve sosyal refah hizmetlerinin gelişmesi ile birlikte 2000 yılında 71 yıl olan doğumda beklenen yaşam süresi şimdi 78 yıla yükselmiştir. Ülkemizde 60 yaşındaki bir kişinin yaklaşık 22 yıl daha yaşamasını beklemekteyiz. 80 yaşındaki bir kişinin ise yaklaşık 8 yıl daha yaşaması öngörülmektedir. Ani durumlar ve ciddi hastalıklar olmadığında insanların yaş alma potansiyeli artmaktadır. Böylece yalnızca yaşlı nüfusun artmasından değil, ihtiyar dediğimiz ileri yaştaki nüfusun artmasından söz etmekteyiz.

Bu durum emeklilik politikalarından bakım hizmetlerine, yaşlı dostu kentlerden yaşlıların topluma katılımı ve teknolojiye uyumuna kadar geniş yelpazede yaşlı refahı alanındaki konuların yeniden düşünülmesini gerektirmektedir. Ülkemizde diğer nüfus gruplarına göre daha yeni olan bu konular için kendi kültür yapımıza uygun yenilikçi çözümlere ihtiyacımız artmaktadır.

Bunun için ülkemizde bakıma kimler ihtiyaç duymaktadır?, bakıma ihtiyacı olanlara kimler bakmaktadır/bakacaktır? Ve yaşlı bakımını kim finanse edecektir? Sorularına cevap bulacağımız çalışmaları hızlandırmalıyız.

Bu noktada birçok ülke ve ülkemiz için en acil konu başlıklarını paylaşmak istiyorum; (i)yaşlılık veri tabanın oluşturulması; (ii)özellikle bakım hizmetlerinde bir yandan talep eden ve ihtiyaç duyan yaşlı bireylerin bakımı için kurumsal bakım hizmetlerinin iyi uygulama örnekleri dikkate alınarak çeşitlendirilmesi ve niteliğinin iyileştirilmesi; diğer yandan hem yalnız yaşayan hem de ailesi yanında yaşayan yaşlıların bakım ihtiyaçlarının karşılanması için evde bakım hizmetlerinin kurumsallaşması; (iii) Evde sağlık hizmetleri ile sosyal hizmetlerin entegre olarak sunulması (iv) uzun yaşam nedeniyle artan Alzheimer-demans ve diğer kronik hastalıklar nedeniyle ihtisaslaşmış kuruluşların oluşturulması (v) bunları finanse etmek için birçok ülkede uygulanan yaşlı bakımı sigorta sistemi uygulamasına geçilmesidir.

Evde bakım için illerde bakıcı havuzu sisteminin oluşturularak, güvenli bir şekilde özellikle yaşlı çiftlere ve yalnız yaşayanlara kişisel bakım, yemek, temizlik gibi bakım ve destek hizmetlerini içeren uygulamaları yaygınlaştırmalıyız. Ayrıca gündüz hizmet verecek kuruluşlar oluşturarak, hem büyük ebeveynlerin ve hem de torunların profesyoneller eşliğinde bir arada zaman geçirecekleri kuşaklararası dayanışma merkezleri aktif yaşamı ve toplumsal katılımı destekleyen yenilikçi çözümlerden olacaktır.

Böylece 1 Ekim yaşlılar gününün temasında olduğu gibi büyüklerimizin hem topluma katılımlarını sağlamış oluruz, hem de onların biriktirdiklerini deneyimlerini toplumla buluşturmuş oluruz. Burada huzurevi sakini değerli büyüklerimiz var, kuruluşa geldikten sonra yeteneklerini keşfetmiş, üretmeye başlamış olan büyüklerimiz. Kurumsal yatılı bakım şu anda en güçlü bakım modelimizdir. Devletimiz/Bakanlığımız buna ciddi bir bütçe ayırmaktadır. Huzurevi ve yaşlı yaşam evleri modelindeki hizmetlerden duyulan memnuniyet oldukça yüksektir.

Ülkemizin son yıllarda göç alan bir ülke olduğu düşünüldüğünde yaşlı bakım hizmetlerinden ülkemize gelen misafirlerde/yabancılarda yararlanmaktadırlar/yararlanacaklardır. Bilindiği gibi ülkemiz, son yıllarda daha önce benzeri az görülmüş bir şekilde uluslararası göç ve sığınma hareketleri ile karşı karşıya kalmıştır. Gelen yabancılar ülkemizdeki sosyal refah devleti hizmetlerinden dışlanmadan sosyal içerme yaklaşımı ve dayanışma değeri ile yararlanmaktadırlar. Türkiye bu süreçte gelen sığınmacılara en çok yardım yapan ve kaynak ayıran ülke olmuştur. Hizmet ihtiyacı olan bu nüfus grupları içinde yaşlılar da önemli yer tutmaktadır. Örneğin, ülkemizde 65 ve daha büyük yaşta yaklaşık 50 bin suriyeli yaşamaktadır. İnsani yardım konusunda Ülkemiz

öncüdür. Güney Asya’dan Şili’ye, Balkanlardan Gazze’ye kadar ve en son Sayın Hanımefendinin öncülüğünde Mynmar’a kadar ihtiyaç olan her yerde Türkiye var. Küresel İnsani Yardım Raporu’na göre ülkemiz, gerçekleştirdiği 3,2 milyar Dolarlık resmi insani yardımla 2015 yılında dünyanın 2. büyük donör ülkesi olmuştur. Türkiye ayrıca milli gelirini ( % 0.37) insani yardım için ayırma oranı açısından “Dünya’nın en cömert ülkesi” olmuştur (2105). Öte yandan gayriresmi ilk verilere göre 2016 yılında yardımlarımızın tutarı 5,7 milyar Doları aşmıştır.

Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (YAŞAM) olarak kurulduğumuz günden bu yana yaşlı refahı alanında sosyal politikalardan yaş dostu teknolojilere, kuşaklararası dayanışmadan yaşlı bakımı turizmine, aktif ve sağlıklı yaşam vurgusu için Türkiye aktif ve sağlıklı yaşlanma zirvesine kadar geniş yelpazede birçok konuyu ülkemiz gündemine taşıdık. Ülkemizi uluslararası platformlarda temsil ettik. Bu gün de Yaşlı bakımının geleceği: göç, sosyal içerme ve dayanışma konulu konferans ile yine bir ilki gerçekleştiriyoruz. Bu konudaki mesajların kamuoyu ile Sayın Hanımefendi tarafından paylaşılacak olması bizim için çok büyük onurdur. Ülkemizde olduğu kadar uluslararası düzeyde de çatışma, şiddet, göç, yoksulluk ve toplumsal cinsiyet, çevre duyarlılığı gibi birçok konuda kanaat liderliği yapan ve bugün buraya teşrif ederek bizleri onurlandıran Sayın Emine Erdoğan Hanımefendiye teşekkürlerimi sunarım. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sayın Fatma Betül Sayan Kaya’ya bu konudaki katkı ve katılımları için bugün bizi onurlandırdıkları için teşekkür ederim. Bugün konferansımıza konuşmacı olarak davet ettiğimiz, Büyükelçi, Avrupa Birliği Bakanlığı Müsteşarı Sayın Selim Yenel’e, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sayın Ayşe Kardaş’a ve Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği Dış İlişkiler ve Enformasyon Müdürü Sayın Selin Ünal’a katkıları için çok teşekkür ederim. Başarılı bir konferans olmasını diler, saygılar sunarım.

 

 

Medyadaki Haberlerimiz ↓

T.C. Cumhurbaşkanlığı, Haberler.com, Milliyet.com.tr, Anadolu Ajansı, T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Memleket.com.tr, Sabah, AnkaHaber, Ankara Haber Merkezi